“Deniyorum…” dedi adam. Elleri kucağında, bakışları avuçlarında, her an özür dilemeye hazır bir çocuk gibi ürkek oturuyordu sandalyesinde. Kadın gözlerini masadan kaldırdı ve adama baktı. O muydu gercekten bir yıl önce tereddüt etmeden güvenip sevdiği? İçi çekildi. Aniden aklına muzip bir şeyler gelmiş gibi gülümsedi. Annesinin evi terkettiğinde gülümsediği gibi. O zaman daha sekiz yaşındaydı. Anlamamıştı. Ta ki şu ana dek.

Adam başını kaldırdı. Önce kültablasında közü parlayan sigaraya, oradan sigarayı tutan ince, uzun parmaklara ve sonra da kadının yüzüne baktı. İnce dudakları kıpırdadı kadının. O an daraldı sanki zaman, hava buz tuttu, sesler dondu. Adam hiçbir şey duyamıyordu. Bir kelime asılı kaldı havada kadın ile adam arasında:
“Elveda.”
16.Tem.12
Kartal İSTANBUL
Bir Cevap Yazın